İkinci Sayı Çağrı Metni

Dosya: Duygu ve Duygulanım

Duygular, “kişisel olan politiktir” sloganının işaret ettiği üzere feminizmin uzun zamandır odağında oldu. Pek çok feminist araştırma, duyguların bilmenin hem biçimi hem de nesnesi olduğunu ve dolayısıyla toplumsal, politik ve tarihsel araştırma ile politik mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğunu/olması gerektiğini uzunca bir süredir dile getiriyor. Öfke, korku, öteki olma, geride kalma, umut, sevgi, neşe, mücadele etme, direnme ve dayanışma feminist hareketin ve dolayısıyla feminist teorinin kendisi: Feminizm, öfke ve dayanışmalardan yola çıkarak, sevmeleri/sevmemeleri ve mücadeleleri/vazgeçişleri teorize ediyor.

Feminist teorinin epistemolojik ve metodolojik katkıları sayesinde duygunun bilmeye dair olanın alanından dışlandığını bugün daha yüksek sesle söylüyoruz. Duygular nedir ile birlikte (ve bazen onun yerine) duygular ne yapar sorusunun (Ahmed, 2015) sorulmaya başlandığı şu anda, “duygulanım” (affect) adını verdiğimiz kuramsallaştırma alanı ile karşılıyoruz. Feminist teorinin en büyük katkılardan birini yaptığı, postyapısalcı ve yeni materyalist düşünce biçimleriyle de sıkça temas halindeki duygulanım, –Türkçe’ye nasıl çevrilmesi gerektiği de dahil olmak üzere– muğlak içeriğine dair birçok tartışmayı barındırıyor. Duygulanım teorilerinin emekten toplumsal hareketlere birçok çalışma alanına getirdiği yeni soluk nedeniyle, toplumsal teori literatüründe “duygulanımsal dönüş”ten (affective turn) bahsedilmeye başlandı (Hemmings, 2012; Pedwell ve Whitehead, 2012).

Feminist Tahayyül’ün ikinci sayısını duygulanımı bireysel bir etki, nedensel bir sonuç ya da bir yan etki olarak görmektense, cinslendirmenin farklı ve çoklu şekillerde kurulmasını anlamak için sorunsallaştırılması elzem bir teorik odak olarak gören çalışmalara ayırmak istiyoruz. Duygulanım teorilerinin düşünce tarihini yorumlama yollarından birisi olarak işaret ettiği duygu, bedensel duyum ve idrak arasındaki ilişkiye dair tartışmayı Türkiye özelinde yürüten teorik ve ampirik makale, araştırma notu, öykü, film kritiği/fotoğraf eleştirisi formatındaki yazılarınızı 30 Mayıs 2020 tarihine dek info@feministtahayyul.com adresine bekliyoruz. Sınırlı olmamakla birlikte, yaralanabilirlik, kırılganlık, güvencesizlik, umutsuzluk, dayanışma gibi yaşama dair müştereklerimizi ve toplumsal hareketler, milliyetçilik, beden, emek, edebiyat, kent gibi çalışma alanlarını sayıda görmekten mutluluk duyacağız.

Feminist Tahayyül ne yayınlıyor ve nasıl yayınlıyor sorularının cevabı için internet sitemize bakabilir, tema dışı yazılarınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.