3 Ekim 2026 – 16.30-18.30
Terradan Pub Üstü (Paris Cad. No: 49, Ankara)
Moderasyon: Atilla Barutçu – Sevcan Tiftik
Konuşmacılar: İlkay Özküralpli, Beril Türkoğlu, Büşra Kılıç
Türkiye’de son yıllarda genç erkekler; erkeklik krizi, şiddet ve incellik etrafındaki tartışmaların merkezinde yer alıyor. Peki erkeklik krizi tam olarak neyi ifade ediyor, şiddetle nasıl ilişki ve hangi toplumsal koşullarda şekilleniyor? Bu seminerde, özellikle genç erkeklikleri şiddet epistemolojileri, kamusal mekânda kurulan beden ve aidiyet ilişkileri ile yalnızlık, yetersizlik ve ruhsal kırılganlıklar ekseninde ele alacağız. İlkay Özküralpli ile erkek öznelere has bir cehalet epistemolojisi üzerinden suçtan sorumluluğa evrilen etik bir epistemolojinin imkanını tartışmaya açacağız. Beril Türkoğlu Demirel ile genç erkekler üzerine bir ön çalışmanın bulguları ışığında erkek olmaya dair normlar, hissedilen eksiklikler, rol gerilimleri ve beden algısının incel olmayı niteleyen bazı inançlara giden yoldaki etkisini ele alacağız. Büşra Kılıç ile ise kalisteniks parklarında yürütülen bir etnografik araştırmadan hareketle, genç erkeklerin kamusal mekânda bedenleriyle kurdukları ilişkinin erkeklik deneyimlerini nasıl dönüştürdüğünü ve erkekliklerini gündelik etkileşimlerle nasıl yeniden müzakere ettiklerini inceleyeceğiz. Bu üç sunumla erkeklikleri günümüz dinamikleri üzerinden sürekli müzakere edilen ve yeniden kurulan bir toplumsal ilişki olarak birlikte tartışacağız.
“Her Erkek Değil” mi? Erkek Öznelerin Şiddet Epistemolojileri – İlkay Özküralpli
“Her erkek değil”, erkek öznelere has bir cehalet epistemolojisinin alamet-i farikasıdır. Incel olarak bilinen genç erkeklerin şiddeti bir hak olarak (entitlement) sahiplenmesini bu perspektiften nasıl okuyabiliriz? Sunum, suçtan sorumluluğa evrilen etik bir epistemolojinin imkânını tartışmaya açıyor.
Erkekliğin Kıyısında: Genç Erkeklerin Erkeklik Kaygıları ve Ruhsal Durumları Üzerine Bir Ön İnceleme – Beril Türkoğlu Demirel
Bu çalışma genç erkeklerin (18-30 yaş, 91 erkek) erkek olmaya dair normlar, hissettikleri eksiklikler, rol gerilimleri ve beden algısının incel olmayı niteleyen bazı inançlara giden yoldaki etkisini inceliyor. Yaptığımız ön çalışmanın bulgularına göre normlar, eksiklikler ve beden algısının tek başına incelliğe dair söz söylemediğini; ancak genç erkeklerin olumsuz duygu durumları söz konusu olduğunda (umutsuz, kendine güvensiz, endişeli, boşuna çabalamış, zayıf, küçümsenmiş, dışlanmış hissetme gibi) ve daha yalnız hissettiklerinde incelliğe giden ince çizgide durduklarını gözlemledik. Bu ön çalışmaya göre incelliğe dair tutumların arka planında erkekliğe dair köklü bir kültürel kabul ve yetememe hâlinin olduğunu, ancak bunların gençlerin umutsuzluk, değersizlik, yetersizlik gibi daha anlık duygularla eşlik ettiğinde incel tutumlarına daha fazla meyil edeceğini söyleyebiliriz.
Bir Park Erkekliği Dönüştürebilir mi? Şiddetin Eşiğinde Genç Erkeklerin Kamusal Mekânda Anlam ve Aidiyet Arayışları – Büşra Kılıç
Türkiye’de artan güvencesizlik ve erkeklik beklentilerinin ürettiği kırılganlık, gençlik ve erkeklik krizine ilişkin tartışmaları derinleştirirken, genç erkekleri de şiddet eksenindeki tartışmaların merkezine yerleştirmektedir. Bu sunum, Samsun’daki kalisteniks parklarında yürütülen etnografik araştırmadan hareketle, genç erkeklerin kamusal mekânda bedenleriyle kurdukları ilişkinin erkeklik deneyimlerini nasıl dönüştürdüğünü ve erkekliklerini gündelik etkileşimler içinde nasıl yeniden müzakere ettiklerini inceliyor.