Sağlık ve Sağlamlık
Feminist Tahayyül’ün yeni sayısını Sağlık ve Sağlamlık dosyasına ayırıyoruz.
Sağlık politikaları yaşamların nasıl kurulacağını, hangi bedenlerin korunacağını, hangi hayatların destekleneceğini ve hangilerinin gözden çıkarılabileceğini belirleyen ve bu süreçlerin yönetildiği temel dispozitiflerden biri olarak seyrediyor. Sağlıklı olmak yurttaşlığın, istihdam edilebilirliğin, eğitime erişimin, makbul bir beden ve cinsiyetin, geleceğe layık görülebilmenin ölçütlerinden biri olarak işliyor.
Bu dönüşüm neoliberalizmin bireysel sorumluluk rejimiyle iç içe ilerliyor. Hepimiz daha sağlıklı, daha üretken, daha dayanıklı, daha esnek, daha genç, daha mutlu, daha iyi ve daha sağlam olmaya çağrılıyoruz. Hastalık, kronik ağrı, yorgunluk, nöroçeşitlilik, zihinsel farklılıklar, yaşlılık, bağımlılık ya da sakatlık ise çoğu zaman bireysel olarak yönetilmesi, rehabilite edilmesi ya da aşılması gereken eksiklikler olarak tanımlanıyor. Halk sağlığına ilişkin tartışmalar gözden düşerken, sağlık bitmeyen bir performans, kişisel yatırım ve öz-denetim nesnesine dönüşüyor.
Feminist yaklaşımlar, sakatlık çalışmaları, queer ve crip kuram(lar) 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren beden, cinsiyet, sağlık ve normallik üzerine yürütülen tartışmaları köklü biçimde dönüştürerek bu alanlar arasındaki ilişkileri gözler önüne serdi. Eleştirel sakatlık ve sağlık çalışmaları, sağlık/sağlamlık sorusunu tıbbı merkeze alan yaklaşımın ötesine taşıyarak kapitalizm, neoliberalizm, emek, cinsellik, aile, sosyal politika, sömürgecilik, savaş, ekolojik yıkım ve adalet mücadeleleriyle birlikte ele aldı. Bakımı, karşılıklı bağımlılığı, kırılganlığı ve erişilebilirliği ortak yaşamın kurucu ilkeleri olarak yeniden düşünmeye çağırdı.
Türkiye’de bu meseleleri aileyi merkeze alan, toplumsal cinsiyet karşıtı ve bakım işini tamamen kadınlara bırakan muhafazakâr sosyal politikalarla birlikte düşünmek gerekiyor (“Aile Yılı” ilanı, nüfus ve doğum tartışmaları, sosyal yardım rejimi gibi). Toplumsal cinsiyet karşıtı politikaların giderek güç kazandığı bir dönemde sağlık söylemi sağlamlık, cinsiyet, aile, üreme ve yurttaşlık rejimlerini doğallaştıran kavramlardan biri haline geliyor.
Bu dosyada sağlığı ve sağlamlığı burada özetlemeye çalıştığımız çerçevelerden tartışmaya açıyor, aşağıdakiler veya benzeri sorular etrafında kurulmuş katkıları bekliyoruz:
- Sağlık ve sağlamlık tarihsel, kültürel ve politik olarak nasıl kuruluyor?
- Sağlamcılık kapitalizm, üretkenlik, çalışma yaşamı ve sosyal politika rejimleriyle nasıl iç içe geçiyor?
- Neoliberal sağlık rejimleri, “wellness”, öz-bakım, dayanıklılık (resilience) ve performans kültürü nasıl yeni öznellikler üretiyor?
- Türkiye’de muhafazakârlaşma, “Aile Yılı”, nüfus politikaları ve toplumsal cinsiyet karşıtı politikalar sağlığı ve sağlamlığı nasıl yeniden tanımlıyor?
- Sağlıklı aile, sağlıklı nesiller ve makbul vatandaş söylemleri hangi bedenleri ve yaşam biçimlerini merkeze alırken hangilerini dışarıda bırakıyor?
- Bakım emeği, karşılıklı bağımlılık, kırılganlık ve erişilebilirlik feminist politika açısından nasıl yeniden düşünülebilir?
- Kronik hastalıklar, görünmez sakatlıklar, nöroçeşitlilik ve yaşlanma deneyimleri normatifliği nasıl sorguluyor?
- Translık, interseks deneyimleri, hormon kullanımı, tıbbileştirme süreçleri ve beden politikaları sağlığa ilişkin hangi yeni soruları gündeme getiriyor?
- Depremler, pandemiler, savaşlar, zorunlu göç ve ekolojik krizler sağlık, kapasite ve kırılganlık rejimlerini nasıl yeniden üretiyor? Hangi bedenler korunmaya değer görülürken hangileri sakatlanabilir, gözden çıkarılabilir ya da sürekli kırılganlaştırılabilir hale geliyor?
- Dijital sağlık teknolojileri, genetik müdahaleler, rehabilitasyon ve yapay zekâ destekli sağlık uygulamaları geleceğin bedenlerini nasıl tahayyül ediyor?
- Feminist, queer ve sakat hareketlerin bilgi üretimi ile politik mücadeleleri birbirlerini nasıl besliyor? Yeni ittifaklar hangi zeminlerde kuruluyor?
- Edebiyat, sanat, sinema, performans ve kültürel üretim sağlamlık anlatılarını nasıl yeniden üretiyor ya da dönüştürüyor?
Bu çerçevede sağlığı ve sağlamlığı feminist, queer, crip ve eleştirel perspektiflerle yeniden düşünmeye çalışan; akademiden, aktivizmden, sanattan, edebiyattan, bakım pratiklerinden ve gündelik yaşam deneyimlerinden beslenen katkılarınızı bekliyoruz. Sağlamlığın doğal kabul edilen sınırlarını; sağlık rejimlerinin toplumsal ve politik etkilerini; bakımın, erişilebilirliğin, karşılıklı bağımlılığın, dayanışmanın ve eşitliğin imkânlarını birlikte tartışmaya açan çalışmaları özellikle teşvik ediyoruz. Dosyanın feminist, queer ve crip düşüncenin kesişiminde yeni soruların, yeni araştırma alanlarının ve yeni mücadele imkânlarının filizlendiği; sağ(lam)lığa ilişkin eleştirel tartışmaların çoğaldığı ortak bir düşünme zemini olmasını umuyoruz.
Araştırma makalesi, araştırma notu, tez tanıtımı, söyleşi veya kitap değerlendirmesi türlerinde yazılarınızı (bkz. yazıların formatı) 30 Ekim 2026 tarihine kadar gönderebilirsiniz.
Sorularınız için ftdergi@gmail.com adresinden bize yazabilirsiniz.
Sayı Editörleri: Sevcan Tiftik, Sibel Yardımcı